Doğal kaynakların korunması, iklim değişikliğiyle mücadele ve çevresel sorumluluk bilinci, Tekfen’in sürdürülebilirlik yaklaşımının temelini oluşturmaktadır.
2018 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne taraf olan Tekfen, geleceğe karşı sorumluluğunu odağına alarak çevresel performansını sürekli iyileştirmeyi, iklim krizine karşı kalıcı çözümler üretmeyi ve her adımında ekosistemi gözetmeyi taahhüt etmektedir.
Akdeniz Havzası’nın bir parçası olan Türkiye, iklim değişikliğine karşı en kırılgan bölgelerden birinde yer almaktadır. İklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan küresel ısınmadaki artış, tarımda verim düşüşü, içme ve sulama suyu kaynaklarında meydana gelen stres, dengesiz yağış rejimleri, yaşanan sel felaketleri ve orman yangınları Türkiye’yi hem fiziksel hem de sosyoekonomik açıdan ciddi şekilde etkilemektedir. Bu nedenle iklim krizi Tekfen için yalnızca çevresel değil, aynı zamanda stratejik, ekonomik ve operasyonel riskleri de beraberinde getiren küresel bir öncelik alanıdır. Bu doğrultuda, iklim değişikliğiyle mücadele ve değişen iklim koşullarına uyum sağlama yönünde stratejik yol haritaları oluşturulmakta, emisyon azaltımı, enerji verimliliğinin artırılması ve düşük karbonlu teknolojilere geçiş gibi öncelikler doğrultusunda kapsamlı stratejiler geliştirilmektedir.