KURUCULARIMIZ
ALİ NİHAT GÖKYİĞİT

Nihat Gökyiğit, 23 Şubat 1925'te Artvin'de dünyaya geldi. Ailesi, Artvin'in Gögitoğulları adıyla anılan köklü sülalelerinden birine mensuptu. Babası Ahmet Hamdi Bey, kardeşiyle birlikte babasından devraldığı manifatura dükkanını işleten küçük bir tüccardı. Dükkan'da satılan mallar İstanbul'dan, Nihat Gökyiğit'in"zorluklar içinde yetişmiş muazzam bir girişimci" olarak tanımladığı dedesinden geliyordu.

Nihat Gökyiğit, 15 yaşına kadar çocukluk yıllarının geçtiği Artvin'i "geniş arsalı, yeşillikler içindeki evlerin bahçelerinde çiçekler arasında kelebeklerin uçtuğu, geceleri çocukların ateşböceklerini kovaladığı bir masal kenti" olarak tanımlıyor.

İlkokulu ve ortaokulu bitiren Nihat Gökyiğit'in, artık çocukluğunun kenti Artvin'den ayrılması gerekiyordu. Çünkü o dönem Artvin'de iki ilkokul ve bir ortaokul dışında başka bir okul bulunmuyordu. Babası, yabancı dil öğrenebilmesi için onu, yakın şehirlerdeki liseler yerine, İstanbul'a Robert Kolej'e göndermeye karar verdi.

Robert Kolej'de geçirdiğim 6 yıllık eğitim sürecinde özgüven geliştirme, sorumluluk alma ve sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılmaya verilen önemi hep hissediyordum. Talebenin kolejdeki kulüp, birlik ve derneklere katılarak bu faaliyetlerde yer alması teşvik ediliyordu.

Bu grupların her biri için bir öğretim görevlisi kendini fazla belli etmeden yardımcı, yol gösterici olurdu. Bu derslerin bir kaçına katılmak derslerin ihmaline yol açar mıydı? Hayır!

Okul içinde pek çok sosyal ve kültürel aktiviteye katılan Nihat Gökyiğit, belki iki amcasının da mühendis olması nedeniyle, okula girdiği ilk günden itibaren mühendis olmayı aklına koymuştu. İnşaat mühendisi olmayı isteyen Nihat Gökyiğit, Feyyaz Berker'le birlikte daha birinci sınıftan itibaren bu alana yöneldi.

Nihat Gökyiğit de Robert Kolej'den mezun olduktan sonra, Feyyaz Berker gibi yükseköğrenimini Amerika'da Michigan Üniversitesi'nde yapmaya karar verdi.

Uzun bir gemi yolculuğundan sonra vardığı New York'ta Nihat Gökyiğit'i ilk etkileyen şeyler, gecenin içinde gözlerini kamaştıran aydınlık ve mühendislik harikası dev binalardı.

Nihat Gökyiğit buradaki eğitimi burslu almıyordu. Bu yüzden öğrencilik hayatı boyunca pek çok işte çalıştı. Amerika'ya ayak bastığı günden beri iki şey Nihat Gökyiğit'in dikkatini çekmişti:

Organizasyon ve alet! En verimli üretimi yapmanın ne demek olduğunu her yerde görüyorsun. Çok etkilendim bundan.

Nihat Gökyiğit 1948'de Michigan Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, tıpkı Feyyaz Berker gibi, bir sene daha kalıp Amerika'daki iş hayatını tanımak istedi. Pennsylvania'da, Gannet Fleming Corddry and Carpenter, Inc. adlı firmada işe girdi.

Bir yılın ardından Türkiye'ye döner dönmez beklemeden askerliğe başvurdu. Burada tercümanlık ve askerlik hizmetinin bitmesine yakın bir süre istihkam okulunda inşaat malzemeleri konusunda eğitmen olarak görev yaptı.

Askerliğini bitiren Nihat Gökyiğit, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde askeri havaalanları inşa eden Metcalfe-Hamilton and Grove adlı Amerikan konsorsiyumunda göreve başladı. Gökyiğit, buradaki başarılı çalışmaları nedeniyle bir süre sonra Hava Meydanlığı İnşaat Reisliği'nin başındaki Esat Turgut'un dikkatini çekti. Onun önerisiyle Bayındırlık Bakanlığı bünyesine geçen Gökyiğit, burada Feyyaz Berker ve Necati Akçağlılar ile bir araya geldi. Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde çalışırken, yapımına yeni başlanacak olan Konya Hava Meydanı'nın kontrol amirliğini üstlendi.

Türkiye'nin Adnan Menderes önderliğinde liberalleşmeye başladığı ve özel girişimciliğin büyük önem kazandığı yıllarda kariyeriyle ilgili önemli bir dönüm noktasına geldi. 1956 yılında devletteki görevinden ayrılan Nihat Gökyiğit, o günleri anımsadığında "hava meydanları inşaasında çalışırken öyle bir noktaya gelmiştik ki, ya politikaya atılacaktık ya da şirket kuracaktık; biz ikincisini tercih ettik." diyen Feyyaz Berker'le bundan böyle kendi çizdikleri yolda yürümeye karar verecekti.

Toplumsal Sorumluluk Faaliyetleri - Vakıf & Dernek / Mesleki Kuruluş Üyelikleri