2008 yılının sonlarında ortaya çıkan ve etkileri 2009 yılının özellikle ilk yarısında yoğun olarak hissedilen küresel kriz ortamının ardından, 2010 yılı krizin yaralarının sarılmaya başlandığı bir yıl olmuştur.

Krize ilişkin halen devam etmekte olan en önemli sorun ise –krizin etkisini hafifletmek ve bankacılık kesimine destek olabilmek amacıyla– özellikle ABD ve AB gibi gelişmiş ekonomilerde merkez banka-larının başvurduğu parasal genişleme politikasından çıkış stratejisinin halen tam anlamıyla uygulamaya geçirilememiş olmasıdır.

Bu stratejinin gecikmesi enflasyonist risklerin yanı sıra uluslararası sermaye hareketlerinde ve döviz kurlarının uzun dönemli trendlerinde dalgalanmalara yol açmakta, diğer yandan çıkış stratejisinin zama-nından önce devreye sokulması ise ekonomik canlanmanın sekteye uğraması ve buna bağlı olarak –başta bankacılık sektörü olmak üzere– kriz ortamın-daki sorunların tekrar gündeme gelmesi riskini taşı-maktadır. Bu nedenlerle çıkış stratejisinin uygu-lanması, son derece iyi yönetilmesi gereken bir süreç olarak tüm dünyada ekonomi yönetimlerinin önün-deki en önemli konu başlıklarından birini oluşturmaktadır.

Türkiye ekonomisi 2000’li yılların başlarında yaşa-dığı krizler ve bunun ardından uygulamaya koyduğu istikrar programı ve yapısal dönüşüm politikaları sayesinde, küresel kriz ortamına ekonomisindeki pek çok güçsüzlüğü geride bırakarak girmiş ve buna bağlı olarak krizin etkilerinden görece daha az etkilenmiştir.

Bu durum, Türkiye ekonomisine krizden çıkış süre-cinde de diğer ülkelere oranla daha avantajlı bir konum kazandırmıştır. 2009 yılının sonlarına doğru ekonomik verilerde gözlenen kademeli iyileş-menin ardından, 2010 yılında krizin etkileri büyük ölçüde geride bırakılmıştır.

Bu dönemde dikkat çeken bir başka olumlu husus da, küresel kriz sonrasında, özellikle parçası olduğumuz Avrupa coğrafyasında bazı ülkelerin kredi derecelendirme notları düşerken, Türkiye’nin kredi notunu yükseltmeyi başarmasıdır.

Sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hası-lada 2009 yılında yaşanan %4,8 küçülmenin ar-dın-dan 2010 yılında %8,9 büyüme sağlanmış, söz konusu dönemde inşaat sektöründe %17,1, imalat sanayiinde %13,6 ve toptan-perakende ticaret sektöründe %13,3 gibi çift basamaklı seviyelerde büyüme gerçekleşmiştir.

2011 yılı dünya ekonomisinin istikrarına ciddi etkileri olabilecek olaylarla başlamıştır. Tunus’ta başlayıp Mısır ve Libya gibi Kuzey Afrika ülkelerine sıçrayan ve Arap coğrafyasındaki başka ülkelere de sıçrama potansiyeli taşıyan sivil eylemler, uluslararası petrol fiyatları üzerinde hareketlenmeye yol açmıştır. Libya’daki olaylar, Birleşmiş Milletler’in aldığı kararlar ve sürece NATO’nun da dahil olması sonucunda, uluslararası bir boyut kazanmıştır. Öte yandan, Japonya’da yaşanan mega deprem, ülkeyi vuran dev tsunami ve nükleer sızıntı felaketleri, olayın insani boyutu bir yana, Japonya’nın ve dolayısıyla global ekonominin de dengelerini etkilemektedir.

Dünya ve Türkiye ekonomisinde 2010 yılında göz-lenen görece iyileşme, ticari faaliyetlerini hem Türkiye’de, hem de yurtdışında sürdüren Tekfen Grubu şirketlerinin mali sonuçlarına da yansımış, özellikle kârlılık açısından 2010 yılı Tekfen Grubu için çok başarılı bir yıl olmuştur.

2010 yılında Tekfen Grubu konsolide bazda 2.262 milyon TL satış geliri elde etmiştir. Grubun faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı 299 milyon TL olarak gerçekleşirken, 178 milyon TL net kâr yaratılmıştır. 2010 yılında Grubun toplam varlıkları %11’lik artışla 3.066 milyon TL’ye ve toplam özkaynakları %17’lik büyümeyle 1.683 milyon TL’ye ulaşmıştır.

Tekfen Grubu’nun iki büyük faaliyet alanından biri olan ve 3 kıtada 10 ülkeye yayılmış faaliyetleriyle dev inşaat projelerine imza atan Taahhüt Grubumuz, 2010 yılında 1.111 milyon TL ciro gerçekleştirmiş ve yeni anlaşmalarla iş portföyünü genişletmiştir. Dünyanın en büyük fosfat madenlerine sahip olan Fas ve Tekfen’in Hazar Bölgesi’ndeki ana üssü ko-nu-mundaki Azerbaycan, 2010’da en büyük gelişme gösterdiğimiz ülkeler olmuştur. İşlerinin tamamına yakını yurtdışı projelerinden oluşan Taahhüt Grubumuz, yıl içinde aldığı yeni projelerle aktif iş portföyünü 2009’daki 1,3 milyar ABD Doları’ndan 1,8 milyar ABD Doları’na yükseltmeyi başarmıştır.

Tekfen Grubu’nun ikinci en büyük faaliyet alanı olan Tarımsal Sanayi Grubumuz ise 2010 yılında oldukça başarılı bir performans sergilemiştir.

Grup, en büyük işkolu olan gübre faaliyetinde, pazardaki genel daralmaya rağmen 2010 yılında hem tonaj hem de ciro olarak satışlarını artırmış ve toplam pazar payını %30’dan %34,6’ya yükselt-meyi başarmıştır. Gübre dışında Toros Tarım çatısı altında sürdürülen tekno-tarım, fidecilik ve tohumculuk gibi tarımsal faaliyetlerle terminalcilik alanında da 2010 yılında çeşitli geliştirme çalış-maları gerçek-leştirilmiştir. Küresel kriz nedeniy-le önemli ölçüde gerileyen limancılık faaliyetlerinin yeniden canlanmaya başlaması, Ceyhan Termi-nali’nde gerçek-leştirilen kapasite artışıyla birlikte 2010 yılında bu alanda önemli gelişmeler olmasını sağla-mıştır.

Emlak Geliştirme Grubumuz ise üst gelir gruplarına yönelik proje geliştirme ve yatırım faaliyetlerini 2010 yılında da sürdürmüştür. Krizin ardından yıl içinde gayrimenkul piyasasında yaşanan hareketlilik, Emlak Geliştirme Grubu’nun tamamlanan ve inşaatı devam eden projelerine yönelik olarak başarılı bir satış grafiği elde etmesine yardımcı olmuştur. Grup, likidite sorunları nedeniyle yatırımların kesintiye uğradığı emlak piyasasında güçlü bir mali yapıya sahip olmanın avantajlarını kullanmış ve uzun dönemli bir yatırım stratejisiyle yeni geliştirme projelerine 2010 yılında da kesintisiz bir şekilde devam etmiştir.

Tekfen Grubu, tüm paydaşlarına değer yaratan bir şirket olma hedefini 2011 yılında da sürdürecek ve koşullara uyum gösteren dinamik bir yönetim anlayışıyla varlığını yeni dönemde daha da güçlen-direcektir. Bu yolda, güçlü mali yapımız, 55 yıla ulaşan deneyimimiz, uzmanlığımız, Tekfen marka-sının değeri ve yüksek nitelikli insan kaynak-larımız en önemli varlıklarımız olacak, kurucu ortak-larımızın yol göstericiliği ve onların yerleştirdiği etik değerler ise bize rehberlik etmeye devam edecektir.

2010 yılında ortaya koyduğumuz başarılı perfor-mansın gerçekleştirilmesinde pay sahibi olan tüm çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza, yatırım-cılarımıza, müşterilerimize ve kurucu ortaklarımıza şükran ve saygılarımı sunarım.

Saygılarımla
Erhan Öner
Tekfen Grup Şirketler Başkanı

 

Sorumluluk ve Haklar | Gizlilik İlkeleri